Yeni kısa hikayeler eklendiğinde epostanıza gelsin

E-posta adresinizi gönderdikten sonra size gönderilen e-postayı onaylamanız gerekmektedir.
Eposta adresinizi giriniz:

Şubat 22, 2009

Mor Menekşeler

Kendini bildi bileli mor menekseyi cok severdi. Cocuklugunun gectigi iki katli evin bahcesinde bahar geldiginde mor mor acar, mis gibi kokarlardi. Annesi mor menekseleri hep duvar kenarina dikerdi. Golgeyi sever menekseler derdi. Oysa; ogretmeni bitkilerin gunes isinlari ile fotosentez yapisini anlatmisti onlara.

Bitkiler gunes isigina muhtacti. Mor menekseler ne tuhaf bitkilerdi. "Her bitki gunesi severken, onlar neden golgeyi tercih ediyorlar?" diye dusundu, durdu Hande.

Kucuk, ufacik akli ile aslinda menekselerin diger ciceklerden farkli oldugunu kesfetmisti, iste belki de menekseler buyuzden bu kadar guzeldi. Kucucuk kafasi o gun herkesden farkli olursan, bu hayatta degerli olursun yargisina varmisti. Daha o yillarda farkli olmak icin ugras vermeye basladi.

ilk, kimsenin yanina oturmak istemedigi, "Hacer'in yanina oturmak istiyorum ogretmenim." diyerek basladi farkliliklarla suren hayati. Hacer bile sasirmis, saskin saskin bakiyordu onun yuzune. Hacer, cok daginik, biraz anlama zorluklari olan problemli bir aileninkizi idi. Hande ise; muhendis Kamil Beyin biricik kizi.

Ogretmen, pek oturtmak istemedi once Hacer'in yanina Hande'yi. Hande, israr ediyordu Hacer'in yanina oturmak istiyordu. Daha sonra bir tatsizlik cikmasin diye ogretmem Hande'nin annesini cagirdi. Annesi eve geldiklerinde Hande'ye sordu: "Neden yavrum Hacer'in yanina oturmak istiyorsun?"

Hande cevap verdi: "Gecen baharda menekseler ekiyorduk hani anne, o gun sen bana menekseler gunesi sevmez demistin. Oysa, her bitki gunesi sever. Menekseler farkli. Belki de bu yuzden bu kadar guzeller. Hacer'in yanina kimse oturmak istemiyor. Ben farkli olmak istiyorum. Belki, Hacerde guzeldir, onu fark etmek istiyorum." dedi.

Hande'nin annesinin agzi acik kalmisti. ilkokul 4.sinif ogrencisi kizinin olgunluguna hayran kalarak : "Peki kizim, kimin yaninda istersen oturabilirsin."
dedi.

Pazartesi, Hande Hacer'in yaninda oturmaya basladi. Hem Hande tedirgindi, hem Hacer. Birbirleri ile hic konusmuyorlardi. Diger kizlar da sorumustu Hande'den. Nasil Hacer gibi daginik, bir seyi iki kere anlatma ile anlayan fakir bir kizin yanina oturmayi istemisti?

Doktor Cemal bey'in kizi Esin idi en cok alinan. Anne babalari her hafta sonu gorusuyorlar, Hande ve Esin birlikte oynuyorlardi her Pazar. Nasil olur da kendi yerine Hacer'i secerdi ? Cok gururu kirilmisti Esin'in.

Hande ile konusmuyordu. Bir gun, Hande ve ailesi, Esinler'le dag koylerinden birinde gerceklestirilecek bir panayira katilmak icin sozlestiler. Hande, gene Esin'in somurtacagini bildigi icin gitmek istemiyordu. icin icin de Hacer'e kizmaya baslamisti, arkadaslari ile arasinin bozulmasina sebeb olmustu. Neden sanki bu kadar daginikti, neden her seyi iki kerede anliyordu, yoksa aptal miydi?

Sonra menekseleri hatirladi. Hemen dusuncelerinden utandi. Hacer, farkli diye yargilamamalari gerekiyordu. Hacer'in kimsenin bilmedigi guzelliklerini kesfedecekti. Buna tum gucu ile inandi. Tam umdugu gibi olmustu. Esin, somurtarak karsisinda oturuyordu. Hande ile konusmuyordu. Hande, caninin sıkkinligindan biraz dolasmak icin annesinden izin aldi. Koy yolunda yurumeye basladi.

Hava iyice sogumus ve ayaz iyice artmisti. Kar atistirmaya baslamisti. Hande kar'i cok seviyordu. Yurudu, yurudu. Koye gelmisti. Bir evin onunde durdu. Evin penceresindeki saksiya gozu ilisti. Gozlerine inanamiyordu, bunlar mor menekselerdi. Ama kisti ve menekseler sogugu hic sevmezlerdi, eve dogru bir adim atti, kapida beliren golgeyi cok sonra fark etti. Bu Hacer idi. Hande'ye gulumsuyordu. "Hosgeldin Hande" dedi Hacer, biraz urkek "Buyurmaz misin?" saskinlikla kapiya dogru ilerledi Hande ve icerigirdi. Oda, sicacikti. Odun sobasi her yeri isitmisti. "menekseler"diyebildi sadece Hande, "bu sogukta???"

Hacer gulumsedi: "Onlar annem icin, annem onlari cok sever." Sonra yatakta yatan kadini fark etti Hande. "Annen hasta mi?" dedi. Hacer: "Evet, 2 sene önce felc oldu, ona ben bakiyorum. Bizim kimsemiz yok. Bir tek inegimiz var, onunla geciniyoruz ama tum isler bana baktigi icin derslere calisacak pek vaktim olmuyor." dedi

Hacer utanarak. Bir de dedi: "Bizim koyden sehre arac yok, bu yolu her gun yuruyorum o yuzden de cok yorgun okula geliyorum dersleri anlamakta gucluk cekiyorum." Hande'nin gozleri dolmustu. Disaridan gelen ses ile kendine geldi. Annesi onu ariyordu. Cok merak etmis olmaliydi. Disariya kostu ve annesine sarildi, agliyordu. Bir muddet sonra "Anne, bu Hacer!" diye tanistirdi sira arkadasini.

Hacerler'e gidip Hacer'in yaptigi sicak corbadan ictiler birlikte. Hande, annesine anlatti Hacer'in hayatini, agliyarak. "Birseyler yapalim anne" dedi. O hafta, annesi ve Hande, Hacerler'e gidip annesi ve Hacer'i kendi evlerine tasidilar. Hacer, artik Handeler'den okula gidip geliyordu. Ne daginikti, ne de aptal. Sinifin en iyi ogrencisi olmustu.

Seneler gecti. Hacer ve Hande bir arkadas degil, bir kizkardeslerdi artik. Mor menekseler Hande'ye Hacer'i armagan etmisti. Hacer'e ise; hem Hande'yi, hem hayat?.

Seneler sonra ikisi de evlendi. Hacer simdi bir doktor. Hande'den vicdanin ne kadar onemli oldugunu ogrendi. Hastalarina vicdani ile birlikte sifa dagitiyor.

Hande ise; bir ogretmen. Cocuklara farkli olan seyleri sevmeyi de ogretiyor. Bir kizi var. Adi: HACER MENEKSE. Hayatta en cok sevdiği iki şeye birini daha ekledi Hande. Hacer Menekse, teyzesi Hacer'i cok seviyor ve annesine teyzesi icin her gun tesekkur ediyor.

Hiç yorum yok:

Popüler Yayınlar