Yeni kısa hikayeler eklendiğinde epostanıza gelsin

E-posta adresinizi gönderdikten sonra size gönderilen e-postayı onaylamanız gerekmektedir.
Eposta adresinizi giriniz:

Aralık 07, 2007

Çanta

Genc yonetmen yeni filmi icin yuzu duzgun, kamera karsisinda rahat, dus gucu geliskin bir kadin oyuncu ariyordu.Gazeteye ilan vererek adayları davet etmisti. Gun boyu pes pese girdigi mulakatlardan yorgundu.

O, kendine yeni bir kahve koyarken, siradaki oyuncu adayini iceri aldilar. Alimli genc kiz, yuzunde merakli bir tebessumle deneme kamerasinin karsisına oturdu ve yonetmenle sohbete basladi. Adi Emile Muller'di.

Kisa hasbihalden sonra yonetmen degisik bir sey denemis olmak icin "Cantanizi acip bana icindekileri birer birer anlatir misiniz?" dedi. Genc kiz arkadaki cantaya uzandi. Fermuvarini acti.

Once eline gelen iri kirmizi elmayı cikarıp anlatti:
"Bu elmayi sabah tezgah basinda meyvelerini parlatirken gordugum manav hediye etti. Cok istahli bakmis olmaliyim." Sonra bir kitap cikardi. Henuz kitabın ilk sayfalarında oldugunu ve okudugu satirlardan cok etkilendigini anlattı. Romanin bas kahramaninin dalaverelerinden soz etti.

Ardından bir gazete cikardi:
Is araniyor ilanini orada okumustu. Listede, basvuracagi baska isler de vardi. Sonra makyaj cantasi, ajandasi ve not defteri...

Yonetmen, bu sonuncudan rasgele bir sayfa cevirip okumasini isteyince defteri acip mahcup bir edayla okudu genc kiz...

Ozel duygulardi okuduklari... Derken cantanın gizli bolmesine atti elini... Oradan iki fotograf cikardi. Biri uyuyan genc bir adam fotografiydi:
"Sevgilim" diye açıkladı:
"Fotograf cektirmeyi hic sevmez de... Ancak uykudayken cekebiliyorum fotografini..."

İkinci fotografin annesinin evlenmeden onceki hali oldugunu soyledi. O halini simdikinden daha cok seviyordu. Genc kizin, cantadan cikarip buyuk dogaliıkla anlattıgi her bir nesne, bir yapbozun parcalari gibi onun hayatindan kesitler sunuyordu.

* * *

Bu oyun, 15 dakika kadar surdu. Sonunda yonetmen Emile'e tesekkur etti. Cikarken kapidaki gorevliye telefonunu birakmasini soyledi. "Arkadaslar gelecek hafta sizi arar" dedi. Emile çıkarken, yönetmenin asistanı girdi içeri... Disarida bekleyen daha pek cok aday vardi. Yonetmen gerindi. Kisa bir mola vermek istedigini soyledi. Hala aradigini bulamamisti.

Yeni bir kahve doldururken karsisindaki sandalyeye asili cantaya ilisti gozu.. Biraz once icindekilerin birer birer anlatıldığı cantaydı bu... Telasla asistanini uyardi:

"Giden kız cantasini unutmus, hemen kosup yetistirsene..." Asistan kiz sandalyeye bakti ve "Yoo... O benim cantam" dedi.
Yonetmen, koltugundan ok gibi firlayiıp kapıya segirtti. Aradıgı oyuncuyu bulmustu.

* * *

20 dakikalık bu siyah - beyaz Fransiz filmini gecen hafta, 10. Avrupa Filmleri Festivali'nde izledim.

Kısa filmin adı, filmdeki kizin adiydi: "Emile Muller"

Yonetmeni:
Yvon Marciano...

Konusu:
"Hicbir guc, dus gucu kadar guclu degildir."

Can Dundar

Aralık 04, 2007

Ustalık Bedeli

Bir fabrikada imalat hattindaki cok önemli olan ana makinalardan biri arizalaninca fabrikadaki tüm üretim de durdu. Mevcut teknisyenler makineyi calistirmak icin cok ugrastilar, ancak ne yaptilarsa nafile, bir türlü basaramadilar.

Sonunda disaridan uzman cagirdıiar. Uzman gelip makineyi inceledi. Durumuna baktı. Sonra cantasından bir çekiç çıkardı.

Elinde çekiçle makineye yaklaştı. Makinenin belli bir noktasına elindeki çekiçle dikkatlice sert bir vuruş yaptı. Makine hemen çalışmaya başladı ve hiçbir arıza olmamış gibi devam etti.

Fabrika tekrar harekete geçti. Uzman fabrikadan ayrıldıktan iki gün sonra faturasını gönderdi :
"Hizmet bedeli karşılığı 1.000 USD (bin dolar)"

Fabrika müdürü bu faturaya cok kizdi. Tepesi attı ve bir cekic darbesi icin bin dolari çok buldu. Uzmandan ayrıntılı fatura göndermesini istedi. Uzmandan bir gün sonra asagidaki ayrintili fatura geldi :

Makineye cekicle vurma bedeli.............. 1 $
Nereye vuracagini bilme bedeli............... 999 $ Toplam................................................ 1.000 $

Popüler Yayınlar